Tiroid bezi, boynun ön kısmında, gırtlağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir bezdir. Tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) hormonlarını üreterek vücudun metabolizma hızını, enerji üretimini, kalp ritmini, sindirim sistemini ve vücut ısısını düzenler. Bu hormonların dengesi bozulduğunda vücuttaki hemen her sistem etkilenir; bu nedenle tiroid hastalıkları ciddiye alınmalıdır.
Hipotiroidi (tiroidin az çalışması) en yaygın tiroid bozukluğudur. Yorgunluk, kilo alımı, üşüme, kabızlık, cilt kuruluğu ve depresyon belirtileri ile kendini gösterir. Hashimoto tiroiditi, hipotiroidinin en sık nedenidir ve otoimmün bir hastalıktır. Tedavide levotiroksin ile hormon replasmanı uygulanır ve düzenli TSH takibi gerekir.
Hipertiroidi (tiroidin aşırı çalışması) ise kilo kaybı, çarpıntı, terleme, sinirlilik, el titremesi ve uyku bozukluğu ile karakterizedir. Graves hastalığı en sık nedenidir. Tedavide antitiroid ilaçlar, radyoaktif iyot tedavisi veya cerrahi seçenekleri değerlendirilir. Kontrol altına alınmayan hipertiroidi, tiroid fırtınası adı verilen yaşamı tehdit eden bir acil duruma yol açabilir.
Tiroid nodülleri yetişkin popülasyonun %50'sine yakınında görülür. Nodüllerin büyük çoğunluğu iyi huylu olsa da, %5-15 oranında kanser riski taşır. Ultrason ve ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ile değerlendirme yapılır. Şüpheli nodüllerde veya büyük guatr nedeniyle bası semptomları olduğunda cerrahi tedavi planlanır. Prof. Dr. Bülent Bayraktar, tiroid cerrahisinde sinir monitorizasyonu kullanarak ses teli güvenliğini ön planda tutar.